Boston Çay Partisi
Tarihte bazı olaylar vardır ki ilk bakışta küçük görünür, ama sonuçları koskoca bir imparatorluğu sarsar. 16 Aralık 1773 akşamı Boston limanında yaşanan olay da tam olarak böyleydi. Adına “Boston Çay Partisi” denilen bu eylem, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın fitilini ateşleyen sembolik bir dönüm noktası oldu. Üstelik mesele, düşündüğünüz gibi yalnızca çaydan ibaret değildi.
- yüzyılın ortalarında İngiltere, Amerika’daki 13 kolonisini sıkı bir şekilde kontrol ediyordu. Ancak koloniler, Londra’da alınan kararlara katılamıyor, buna rağmen ağır vergiler ödüyordu. “Temsil olmadan vergi olmaz” sloganı işte bu haksızlığa karşı yükseldi. İngiltere, özellikle ticarette tekelleşmeye gidiyor, Doğu Hindistan Şirketi gibi dev kuruluşlara büyük ayrıcalıklar tanıyordu.
1773’te çıkarılan “Tea Act” (Çay Yasası), Doğu Hindistan Şirketi’ne Amerika’ya doğrudan çay satma yetkisi verdi. Böylece İngiltere hem şirketin elindeki çay stoklarını eritmek hem de kolonilerdeki tüccarların tepkisine rağmen çay vergisini kabul ettirmek istiyordu. Koloniler için bu yasa yalnızca ekonomik değil, siyasi bir baskı anlamına geliyordu.
İşte bu gerginlik Boston limanında patlak verdi. O gece, Mohawk yerlileri gibi giyinmiş bir grup Amerikan yurtseveri – ki çoğu “Sons of Liberty” (Özgürlük Oğulları) örgütüne üyeydi – üç İngiliz gemisine sessizce yanaştı. Gecenin karanlığında, limanın soğuk sularına 342 sandık çay atıldı. Tahmini değeri, günümüz parasıyla milyon dolarları buluyordu. Olay sırasında ne kimse yaralandı ne de başka mallara zarar verildi. Ama mesaj çok netti: “Verginizi, yasalarınızı ve dayatmanızı kabul etmiyoruz.”
Boston Çay Partisi, İngiltere’nin tepkisini çığ gibi büyüttü. Londra yönetimi, “Dayanılmaz Yasalar” adı verilen sert önlemleri yürürlüğe soktu; Boston limanı kapatıldı, yerel yönetim yetkileri kısıtlandı. Ancak bu baskılar, kolonilerin geri adım atmasına değil, birlik olup bağımsızlık mücadelesine hız vermesine yol açtı.
Olayın sembolik gücü büyüktü. Bir yandan, İngiliz otoritesine karşı sivil itaatsizlik eylemlerinin ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Diğer yandan, Amerikan halkı arasında ortak bir kimlik ve amaç duygusu gelişmesini sağladı. Boston Çay Partisi, 1775’te patlak verecek Bağımsızlık Savaşı’nın adeta bir prologu niteliğindeydi.
Bugün Boston’da, bu tarihi geceyi anmak için müzeler, canlandırmalar ve turlar düzenleniyor. Limanda birebir benzer gemilerde ziyaretçiler “çay atma” deneyimini yaşayabiliyor. Yani bir anlamda, 250 yıl önceki o isyanın ruhu hâlâ denizin tuzlu kokusuna karışmış durumda.
Sonuç olarak Boston Çay Partisi, bir fincan çayın ötesinde bir hikâyedir. O gece yaşananlar, özgürlük arzusunun, adaletsizliğe karşı durmanın ve halkın sesinin, tarihin akışını nasıl değiştirebileceğinin güçlü bir örneği olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.
Yazan: Kenan Çoruh